Ayvalık’ın önünde dizili duran 22 ada, aslında birer taş parçası değil: her biri kendi kişiliği, geçmişi ve minik efsanesi olan küçük birer dünya. Birçoğu yerleşime kapalı, bazılarına tekneyle ulaşılabiliyor, bazıları ise sadece martıların özel mülkü gibi…
Gelin bugün 7 ada ile başlayalım — Ayvalık takımadalarının giriş kapısı niteliğinde olan bu grubun “karakterleri” şöyle:
🏝️ 1) Cunda (Alibey Adası)
Takımadanın sosyal kelebek üyesi. Kafeler, atölyeler, taş evler, mübadele anıları, Taksiyarhis Kilisesi…Hem en bilinen hem de en hikâye dolu ada.
Efsane: “Adanın rüzgârı sanatçı ruh verir” derler — boşuna değil.
🏝️ 2) Lale Adası
Cunda’ya bağlanan köprü üzerinden geçersin. Sessiz, zarif, biraz içine kapanık… Ayvalık’ın sakin yüzü.
Efsane: “Ay ışığı Lale Adası’nın kayalıklarını parlattığında deniz perileri dans edermiş.”
🏝️ 3) Tımarhane Adası (Aşıklar Tepesi ile meşhur)
Adı ürkütmesin — aslında romantik bir nokta. Kayalık, rüzgârlı, efsanesi bol.
Efsane: Burada eski çağlarda denizin sesinden deliren dervişlerin inzivaya çekildiği söylenir.
🏝️ 4) Yumurta Adası
Küçük, yuvarlak, kuşların yuva alanı. Ayvalık’ın “bebek adası”.
Efsane: Üstüne çıkan martı, tuttuğun dileği götürürmüş.
🏝️ 5) Pınar Adası
Yeşil alanlarıyla takımadanın “bahçıvanı”.
Efsane: Adada gizli tatlı su kaynakları olduğu ve bu yüzden antik çağlarda durak noktası olarak görüldüğü söylenir.
🏝️ 6) Güneş Adası
Adı gibi parlak. Gün batımı burada filtresiz bir fotoğraf gibidir.
Efsane: Yazın en uzun gününde ada altın rengine bürünürmüş.
🏝️ 7) Kamış Adası
Çevresindeki sığlıklar nedeniyle sadece küçük tekneler yaklaşabilir.
Efsane: Antik dönemde deniz çobanlarının durağıymış.
Bu yedi adadan hangisi seni şimdiden çağırdı?
Belki de bir sonraki yazıyı o ada üzerinden birlikte yazarız…