Son zamanlarda şunu daha çok düşünüyorum… Yurtdışına gönderdiğimiz her ürün aslında sadece firma ismimizi değil, “Türk malı” algısını da temsil ediyor. Bir siparişin güzel gitmesi yetmiyor. Asıl mesele her sevkiyatta aynı kaliteyi tutturabilmek. Çünkü bir kere sorun yaşandığında, müşteri sadece firmayı değil, ülkeyi de kafasında etiketliyor. Bence artık fiyat rekabetinden çok, kalite istikrarını konuşmamız gerekiyor.Aynı standardı koruyabilmek, süreci disiplinle yönetmek ve müşteriye güven vermek… Uzun vadede markayı da ülke algısını da değiştirecek olan şey bu. Sizce yurtdışında bizi zorlayan asıl konu kalite mi, fiyat mı, algı mı?