Beşir Bey, Kendi süreçlerimde yapay zekayı aktif bir 'kaldıraç' olarak konumluyorum. Ancak mevcut yapay zekanın stratejik bir vizyon, kriz anında sezgisel bir liderlik veya sıfırdan organik bir 'fikir' üretme konusunda henüz insan zekasının yerini alamayacağını deneyimliyorum. AI bir karar verici değil; mükemmel bir 'hızlandırıcıdır'. Yeni geliştirdiğimiz projelerde AI'ı baştan sona bir sistemi kurması için değil, kurduğumuz otonom insan ağlarının çok daha hızlı işlemesi ve veriyi işlemesi için kullanıyoruz. Oynaklığın bu denli yüksek olduğu piyasalarda, salt yazılıma dayalı sistemler hızla eskiyebilir. Bu yüzden asıl güç; mevcut sistemlerin kopyasını yapmak değil, değişen her türlü teknolojiye hızla 'entegre olabilecek' esnek ve otonom köprüler inşa etmektir. Piyasaya yeni sürülen her mükemmel yazılım, bir süre sonra bizim gibi otonom ağların adaptasyon gücüne ihtiyaç duyacaktır. Z kuşağı, bizler Radyo-TV geçişini okuyarak öğrendik ama Web 2.0'dan yapay zekaya, mobil devrimden sanal gerçekliğe kadar tarihin en sert teknolojik sıçramalarının tam ortasında büyüdük. Bu yüzden 'oynaklık ve belirsizlik' Z kuşağı için bir kriz veya tehdit değil; hayatta kalmak ve sistem kurmak için kodlandığımız 'doğal bir yaşam alanı'. Bu hıza adapte olmaya çalışmıyoruz, zaten bu hızın ta kendisiyiz."